İki scooter, iki adam ve kısa bir tatil

18 – 23 Ağustos 2014 tarihleri arasında İstanbul, Bozca ada, Ayvalık Sarımsaklı, İstanbul şeklinde bir haftalık kısa tur ve tatil yaptık Uğur ve Onur`la. Aslında Onur Ayvalık`da kendi yazlıklarında bizi bekliyordu, öncesinde Uğur ve ben birlikte seyahat ettik. Uğur Honda Pcx, ben de Yamaha Xmax kullanıyordum.

Toplamda 20 saat motor kullanmışız ve 1116 km`de yol yapmışız. Yaklaşık yakıt tüketimim; 160 TL, 32 lt. 100 km`de ortalama tüketim 2.8 lt.

1116 km Okumaya devam et

Ofix.com`a veda

Ofix.com - Ofise ne lazım?9 Temmuz 2012 yılında çalışmaya başladığım, iki yıl boyunca da çok keyifle ve severek çalıştığım Ofix.com`dan Cuma günü itibariyle ayrıldım.

Severek ayrılanlar vardır ya hani, benimki de öyle oldu biraz :)

Cuma günü mesai sonuna doğru iş arkadaşlarımın yaptığı küçük veda toplaşkası benim açımdan bol sulu gözlü ve duygusal geçti. Ne kadar “ağlamam yeaa” desem de tutamadım kendimi.

Ayrılma sebebim tamamen kişisel planlarım doğrultusunda oldu, uzun vadeli olarak düşündüğüm projelerime daha fazla vakit ayırabilmek düşüncesi en büyük etkendi. Ofix.com`dayken bunu yapabilirdim tabi ama köklü bir değişikliğe ihtiyacım olduğunu düşündüğüm için böyle bir karar aldım, umarım her şey iyi olur.

İki yıl boyunca birlikte çalıştığım o güzel insanlara buradan da teşekkür etmek istiyorum; iyi ki sizi tanımış ve iyi ki sizinle çalışmışım. Bir çoğunuz zaten hayatımda olmaya devam edeceksiniz o yüzden mutluyum.

Sevgiyle kalın.

2012’den ne gördüm ki 2013’den bişey dileyeyim

2012 yılı hiç te hayal ettigim gibi geçmedi benim için. Kötü başlayıp iyi yönde gelişti olaylar diye düşünüyorum şuan geriye dönüp baktığımda.

Yılın baslarında ufak bir saglık problemi sebebi ile evde geçirilen yaklaşık iki ay ve işlerden uzak kalma. Bu esnada bir türlü istediğimiz noktaya getiremediğimiz işler yüzünden şirketi (monofact) kapatma kararı almamız. Ardından iyileşip, iş arama süreci, işe girme hayatta köklü bir değişime sebep oldu, sonrasında tanıştığım ve hayatıma giren insanlar, ofix.com’daki işe girişine kadar sürekli hayatımın dinamikleri değişiyordu. Ofix.com’daki işimden önce anadolu yakasına taşınma süreci de yaşadım :) Şuan Avrupa yakasında hayatıma devam etsem de çok güzel biri için bir ayağım Anadolu yakasında sürekli ;)

2012’de aldığım Honda pcx scooter’ımdan da bahsedeyim tabi :) telefondan yazdığım için fotoğraf yükleyemiyorum.

Kısaca 2012’de bir çok bitiş ve bir çok da başlangıç yaşadım :)

2013 yılından dileğim; daha düzenli, sakin bir yıl olması öncelikle. Sonra tabi sağlık, huzur, mutluluk ve para :), soğuğu az, sıcağı bol bir yıl diliyorum.

Herkese iyi seneler :)

Not: yazıyı telefondan yazdım. Yazım hataları vs. için özür dilerim.

Böyleyken Böyle

Twitter`da gerçek anlamda birilerini takip etmek imkansız. Bir haber sitesinin haberlerini, markanın duyurularını, sevdiğiniz bir blogger`ın yeni yazılarını, konser duyurularını gibi gibi. Hesabınıza giriş yapıyorsunuz, ekranınızdakileri hızlıca inceliyorsunuz hadi belki biraz daha eskilere göz atıyorsunuz daha da ötesi yok. Sonra bir kaç “tweet”`i “RT” yaptınız, iki kişiye “mention” yazdınız, iki tane de özlü söz yazdınız mı tamamdır :)

Bazı şeyler 2 ya da 3 şarkı boyunca sürüyor (ya da su soğuyuncaya kadar) bazıları da başka şehirlerde şarkılarda geçen saçma bir şeyi gerçekleştirerek hayatlarını daha da dayanılmaz kılıyorlar. Şarkıyı her dinleyişinde acısı ve pişmanlığı biraz daha büyüsün diye.

İnsan sağlık ile ilgili problem yaşadığında daha net düşünmeye başlıyor hayatındakileri, daha kesin kararlar alıyor, daha acımasız oluyor (kararları uygulamak açısından) biraz bencillik ile birlikte. Her şeyin öncelik sırası değişiyor, iyi de oluyor.

Şimdi Ne Yesek? adında uzuuuuun (neredeyse 2 yıl) bir süredir Monofact çatısı altında hayata geçirmeyi planladığımız ama bin bir türlü sebepten dolayı bir türlü hayata geçiremediğimiz bir projemiz vardı. Proje temelde siteye girdiğiniz saate (öğüne) uygun yemek tavsiyesi vermek üzerine kurulu ve şuan bu görevini layıkıyla yerine getiriyor. Bunun dışında bir kaç özellik daha olacak bunlarda zaman içerisinde netlik kazanacak. Çok yakın zamanda içerik (özellikle yemek görselleri için), projeye özgü bazı özellikler ve reklam konuları ile ilgili görüşmelerini yapıyor olacağız, bize şans dileyin :)
Bu görüşmeler öncesinde kapalı test yayınımızda kullanıcı olmak isterseniz simdineyesek.com adresine girerek e-posta adresinizi bırakmanız yeterli. Test yayını başladığında giriş yapabilmeniz için size bir kullanıcı hesabı oluşturacak ve bıraktığınız e-posta adresinize giriş için gerekli bilgileri göndereceğiz.

5 Yıllık Emektar ile Yollarımız Ayrıldı

Cuma akşamı çalışmanın tam ortasında bilgisayar kapanır ve bir daha açılmaz, Halil Sezai`den geliyor efendim; iiisssyyeeeeeeaaaaaaaaaannnnn

Daha önce 4 kere aynı sebeple (Ekran kartı ile ilgili bir problem) onarım gören 5 yaşındaki HP Pavilion dv9630 bilgisayarım hakkı rahmetine kavuşmuş bulunuyor.

Cumartesi günü apar topar gidip bilgisayar satın aldım. Önceki gece arkadaşların da önerileri ile birlikte bir iki tane model belirlemiştim kendimce, öncelik Dell markalı bir üründü.

Bilgisayarı satın aldığım Elektroworld mağazasında Dell`in ürülerinin kasalarının hiçte güven vermediğini gördüm özellikle klavyenin orta kısmında tuşlara basınca hissedilen bir boşluk vardı ki eyvahlar olsun. İşim yazılım ağırlıklı olduğu için o tuşlar bana lazım diyerek uzaklaştım ve Yusuf isimli satış temsilcisi arkadaşın da önerisiyle Samsung`un bir ürününe yöneldim. Kısa bir ürün incelemesi, Teknosa ziyareti internette hızlıca yapılan bir araştırma (benim telefonun yetmediği noktada Seçkin`den yardım istedim :) ) ardından Elektroworld`e geri dönüp bilgisayarı aldım.

Bilgisayar oldukça iyi; gerek donanımsal özellikleri olsun gerekse dış görünümü, ergonomisi özellikle klavyesini (şuan keyifle kullanıyorum o klavyeyi :) ) çok beğendim. Bir de “Enter” tuşu büyük, bir çok dizüstü bilgisayardaki gibi küçücük bir “Enter” tuşu altında virgül tuşu yok geniş geniş ferah ferah bir “Enter” tuşuna sahibim ki bu konuda takıntılıyımdır :) Ekranının mat olması ve arkanızdaki, tepenizdeki lambaların ya da açık alanda güneş yansımalarını görmüyorsunuz ve rahatça çalışabiliyorsunuz :) Bu bilgisayarı tercih etmemin en büyük etkenlerinden biri de bu özelliği oldu :)

Önceki bilgisayarımın ekranı 17″`di bu ölçüdeki bilgisayarların çoğunun fiyatı 3,500`den aşağı değildi bu sebeple 15,6″ olan modellere yönelmiştim. Tek çekincem attan inip eşeğe binmek gibi olmasa da çalışırken küçük ekran yüzünden biraz sıkıntı çekme düşüncemdi ama şimdilik her şey yolunda görünüyor. Zaten ekranın çerçevesi çok ince ve ekranın kullanılabilir alanı incelediğim ve gördüğüm 15,6″`ler arasında en büyük olanı.

Tek kötü şey ekrandaki “bir adet ölü piksel”, bunun dışında her şey dört dörtlük :)

Satın aldığım ve incelediğim ürünlerin marka / model bilgilerini, teknik özelliklerini ve satın aldığım bilgisayarın bir kaç görselini yazıya daha sonra eklerim, takipte kalın efendim :)

Instagram artık tarayıcınızda – Webstagram

Instagram ile paylaşılan fotoğraflara uygulama dışından erişmek mümkün değildi.

Uygulama üzerinden direkt olarak Twitter, Facebook gibi sosyal ağlarda paylaşılanları kastetmiyorum ki bu paylaşılan görsellerden paylaşan kişinin diğer fotoğraflarına vb. ulaşayım gibi basit bir işlemi bile gerçekleştiremiyorsunuz ya da en azından ben gerçekleştiremiyordum. Tamamen iPhone`daki uygulama içerisinde yaşayıp ölen içerikler gözüyle bakıyordum orada paylaşılanlara.

Bunun gibi temel işlemlerin / işlevlerin olmamasını çok büyük bir eksiklik olarak görüyordum hatta uygulamanın bu tarz eksikliklerine rağmen (kullanılabilirliği arttıran, daha fazla kullanıcı çekmeye yardımcı özellikler bunlar üstelik) nasıl olur da bu kadar çok kullanıcıya ulaşıp sevilir ve kullanılır diye düşünüyordum.

Taki yaklaşık bir yıl önce (20/01/2011) Joe Mio tarafından açılan ve tasarımını Çinli ya da Japon bir arkadaşın :) yaptığı webstagram`ı keşfedene kadar :) Daha önce neden duymadım görmedim o da ayrı bir konu :)))

Webstagram üzerinden uygulamada olduğu gibi popüler fotoğraflara ulaşabiliyor, kullanıcı adına ya da etikete göre arama yapabiliyorsunuz, hot isimli bölümden en yeni etiketlere ulaşabiliyor ve günün fotoğrafına ulaşabiliyorsunuz. Tabi unutmadan instagram hesabınızla giriş yaptıktan sonra tüm görsellere yorum yapabiliyor yada beğenebiliyorsunuz.

Instagram hesabınız ile webstagram`a ilk giriş yaptığınızda bir kereye mahsus sizden hesabınıza erişim için izin isteyecek, bu erişime izin verdikten sonra rahatça tarayıcınız üzerinden instagram`ı yani webstagram`ı kullanabileceksiniz.

Yalnız, hesabı özel / gizli (private) olan kullanıcılar webstagram`ı kullanamıyorlarmış, bilginize.

Son olarak eğer beni takip etmek isterseniz sizi böyle alabiliriz :)

Nasıl Anlatayım?

Ben en yakınıma, aileme anlatamıyorken Mecaz`ın  Metafor`un anlamını, bir yabancıya nasıl anlatayım?

Twitter`da #hepimizermeniyiz etiketini kullananlara ve sokakta bu şekilde slogan atanlara karşı nefret söylemlerini ardı ardına sıralayan insanlara nasıl anlatayım?

Peki ya konunun ermeni olmakla ya da herhangi bir ırka, soya sopa dahil olmakla alakası olmadığını nasıl anlatayım?

Konunun sadece insan olmakla alakalı olduğunu nasıl anlatayım?

Ya da siz konunun benim anlatamadığım şekilde olmadığını bana nasıl anlatabilirsiniz? Ya da anlatabilir misiniz?