İett, Sigara, Linkedin, Kendi İşin, Takip…

5 Mayıs 2009 tarihinde, günde 2 (yazıyla iki) paket içtiğim sigarayı bıraktım. Bugün olduğu gibi 1,5 (yazıyla bir buçuk) saat soğukta otobüs beklediğim günlerde tekrar başlayasım geliyor, İett sağ olsun…

Linkedin`den sık sık “Linkedin`deki Ağıma Katıl” başlığı ile davetler geliyor. Gelen davetlerin hepsi “xxx xxx sizin arkadaşınız olduğunu belirtti” açıklaması ile geliyor. “Profesyonel İş Ağı” olarak tanıtılan bu sitedeki davetlerin neredeyse tümünün “arkadaş” sıfatıyla gelmesi tuhaf geliyor. Evet “arkadaş” tanımı dışında bir seçim yaptığınızda size seçiminize bağlı olarak fazladan sorular soruyor ama birlikte iş yaptığımız birinin bile “arkadaş” tanımı ile davet göndermesi benim sistemin kendisine olan ilgimi iyice kaybettirdi.

Kendi işini yapmak çok zor bir şey. Asıl yapacağın işler dışında, şirket ile ilgili bir çok oyalayıcı işle de ilgilenmek zorundasın. Bu da ciddi bir verim kaybına sebep oluyor.

İnternet`ten neyi, hangisini takip edeceğimi / araştıracağımı şaşırmış durumdayım… .Net, Asp.Net, Silverlight, Windwos Phone 7, Html & Css (son zamanlar html5 ve css3 ile iyice hareketli oldu bu konu), jQuery, İnternet sitelerinde tasarım eğilimleri / akımları, sosyal medya, Facebook, Twitter, İnternet girişimleri, projeleri, uygulamaları (İnternet, mobil cihazlar), ucundan azıcık E-ticaret, Bloglar, Crm (Uğur abinin yazıları ömrümü yedi ömrümü :)), Mobil cihazlar, E-kitap… Bu liste böyle uzar gider…

Bu arada blog`umu yorumlara kapattım, saatler içerisinde binlerce spam yorum gelmeye başlayınca yönetim paneline bile giremez olmuştum. İlk fırsatta Captcha gibi bir yöntem ile yorumları tekrar açabilirim sanırım.

Kitap Fuarında Bir Gün

Bu yıl 30. su düzenlenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuar`ına gittik fuarın 2. gününde.

Kapıdan girdiğimde aklıma gelen ilk şey “Ağaç Katliamı” oldu. Fuardaki tüm kitaplar geri dönüştürülmüş kağıtlardan basılmış olsa bile, en azından bir kereye mahsus o ağaçlar kesildi. Neyse.

O rengarenk, gösterişli stantların arasında dolaşırken üst üste yığılmış kitaplara baktığımda yakın bir gelecekte yeni çıkacak olan kitapların e-kitap ismiyle dijital bir ortamda yayınlanacağını düşününce acaba bu fuarlar o zaman nasıl olacak dedim kendi kendime. Her stantta bir kaç adet dijital kitap okuyucu ya da tablet bilgisayar olacak, gelen ziyaretçiler bu cihazlardan kitapları inceleyecekler. Kendi tablet veya dijital kitap okuyucusu olanlar ise stantlardaki bir dağıtıcı bilgisayara/sisteme bağlanarak o stanttaki kitaplar hakkında bilgi alabilecekler. Fuarlarda dağıtılan broşürler vb. şeylere artık gerek kalmaz. Bu durumda fuara gitmeden de bu gerçekleşebilir, fuarlar ayağımıza gelmiş olur :) Yeterince asosyal değiliz zaten, iyice yalnızlaşırız sanırım.

Fuara liseye bu sene başlayan kuzenim Simge ile birlikte gittik. Aradığı ders kitapları için üretici/dağıtıcı firmaların standını aramak biraz yorucuydu, tam “şu akıllı telefonlar için bir uygulama yapan olmamış mı?” diye söylenirken bir afiş gördük; “Tüyap 30.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı hakkında bilmek istediğiniz her şey artık size daha yakın” gibi bir şeyler yazıyordu. Fuar alanındaki tüm firmaların stantlarının nerede olduğu ve daha bir çok bilgiye rahatça ulaşabileceğimiz yazılıydı. Tam da aradığım şey bu diye düşünürken uygulamaya nasıl ulaşabileceğime baktım ama herhangi bir adres, uygulama adı ya da en mantıklı çözüm olarak bir QR Code/Microsoft Tag aradı gözlerim ama maalesef yoktu. Ben de telefonumun uygulama marketinde (App Store) arama yaparak ulaşmaya çalıştım; “Tüyap, Tuyap, Fuar, Kitap Fuarı” gibi aramalarım maalesef sonuç vermedi, ne güzel değil mi :) Bu aramalarımda sadece bir uygulama çıkıyordu ama maalesef o bahsedilen uygulama değildi. Yazıyı yazarken (26-11-2011) tekrar aradığımda artık ilgili aramalarda 2 uygulama çıkıyordu ve aramıza yeni katılan uygulama fuarda bahsedilen ve benim aradığım uygulamaydı ve iş işten çoktan geçmişti artık :)

Daha önce bir kitabını okuduğum ve uzun zamandır başka bir kitabını daha almak istediğim fakat bir türlü almadığım Wilbur Smith kitaplarından bir tane aldım. Bu arada sonradan öğrendim ki bu kitaplar bir seriymiş ve ben tam ortasından başlamışım :) Aldığım kitap ise serinin ilk kitabıymış.

Küçük Şeyler

Bazen çok küçük şeyler insana anlamsızca, amaçsızca ümit duygusu verebiliyor…

Bir şeylerle uğraşırken duyduğunuz çok eski bir şarkının melodisi,
Bazen tanımadığınız birinin gülümsemesi,
Güneş,
Önünüzden geçen güzel bir kız :)
Küçük bir bebeğin gülüşmeleri,
Saksıda yetiştirdiğin biberlerin büyümeye başlaması…

Sadece keyifleniyorsun :)

Hayatımın Kadınına

Kelimelerle anlatmak imkansız ona olan bağlılığımı. Evin tek çocuğu olmak, erkek olmak. Annem mi bana çok düşkün? Ben mi anneme? Yoksa hiç mi fark yok bunların arasında.

Anneme

En kötü zamanda da en iyi zamanda da hep yanımda olan tek insan. Beni benden iyi tanıyan, beni bana anlatan, zaman zaman tartıştığım ama her zaman için hayatımdaki en değerli kadına, anneme…

Mutlu, huzurlu ve hep birlikte bir ömür diliyorum, anneler günün kutlu olsun anacım :) Seni çok seviyorum.

Etkinlik: Microsoft Türkiye Bilişim Zirvesi 2011

Microsoft herkesi 11 Mart 2011 Cuma günü İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Microsoft Türkiye Bilişim Zirvesi ile farklı bir deneyime davet ediyor.

Konuk konuşmacı Prof. Dr. Ulrich Walter araştırmacı astronot olarak yaşadığı uzay deneyimini aktaracak ve  “Vizyondan Misyona” adlı konuşmasında hem bu farklı deneyimi hem de bu başarıya ulaşmak için gösterdiği özverili çalışmasını bizlerle paylaşacakmış.

Microsoft İş Ortaklarının farklı alanlardaki çözüm uygulamalarının ve  müşterilerinin başarı hikayelerinin de sunulacağı etkinlikte; Geleceğin Çalışma Dünyası, Web Platformu, Dinamik Veri Platformu, İş Kritik Uygulamaları, Uygulama Platformu ve Bulut Bilişim gibi farklı konu başlıkları altında toplam 11 paralel sunum yer alacak.

Tüm gün sürecek etkinliğin yorgunluğunu Tolga Çevik‘in Komedi Dükkanı’nında atacak katılanlar :)

Etkinlik detayları;

Microsoft Türkiye Bilişim Zirvesi 2011
Etkinlik Kimliği: 1032474048
İstanbul Kongre Merkezi B2 katı
Taşkışla Cad. 31156 Harbiye Beşiktaş
İstanbul Türkiye

Etkinlik ve kayıt sayfası; https://msevents.microsoft.com/cui/EventDetail.aspx?culture=tr-TR&EventID=1032474048

Program Detayları (fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayın);

Microsoft Türkiye Bilişim Zirvesi 2011

Sil Baştan Başlamak Gerek Bazen

Sen kalk yedek almadan sunucudaki tüm dosyaları sil, blog`un yamalı bohça gibi olsun :)

Sanırım uzun zamandır planladığım şeyi yapacağım bu sayede;

  • Özgün bir tasarım hazırlayacağım.
  • Giriş sayfası blog anasayfası yerine beni anlatan bir sayfa olacak, kartvizit veya hakkımda sayfası gibi.
  • Blog ise bir alt bölüm olarak konumlanacak.
  • Twitter ve Friendfeed gibi siteler yüzünden edindiğim kısa yazı yazma alışkanlığı sebebiyle daha çok mikro blog denilen bir yapıya sahip olacak blog`um.
  • Eski yazıları mevcut adresleri kaybolmayacak şekilde yeni sisteme aktaracağım diye düşünüyorum ama bakalım nasıl olacak :)
  • Yeni yapıda hali hazırda kullandığım wordpress altyapısı yerine kendim asp.net mvc ile hazırlamayı düşünüyorum tabi zaman bulabilirsem :) olmazsa yine wordpress ile devam edeceğim.
  • Bir de daha çok yazı yazmayı düşünüyorum, küçük notlar, tecrübeler, beğendim uygulamalar, siteler gibi. Blog yerine sosyal ağ sitelerinde yazdığınızda bir süre sonra o içeriklere ulaşmak çok zorlaşıyor ve sanki kalabalığın arasında kaynayıp gitmiş gibi geliyor. Bu sebeple sosyal ağ sitelerini daha çok blog`da yazdıklarımı paylaşmak üzerine kullanmayı planlıyorum tabi blog`da yer vermeyip sadece oralarda paylaşılacak şeyler de olacaktır.
  • Ayrıca monofact adı altında gerçekleştirdiğimiz projelerden de burada bahsetmeyi düşünüyorum.

Uzun zamandır planladığım diyorum ama bu saydıklarımı yapmam da uzun bir zaman alacak gibi geliyor bana ama haydi hayırlısı, sağlıcakla kalın efendim :)

CETURK ORACLE GÜNÜ’10

CETURK – ORACLE Günü’10

Bugüne kadar çok farklı konu ve teknoloji ile ilgili yaptığı ücretsiz etkinliklerle bilişim sektörünün gelişmesine katkıda bulunan CETURK etkinliklerine büyük bir hızla devam ediyor.
4 Aralık 2010 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi‘nde ”CETURK – ORACLE Günü’10” etkinliği gerçekleştirilecek.

Bugüne kadar gerçekleştirilen gerek CETURK gerekse ORACLE etkinlikleri içerisinde konu ve konuşmacılarıyla öne çıkan bu etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

Etkinliğin konuşmacıları :

  • Türkiye’de Oracle Certified Master(OCM) sertifikasına sahip tek kişi olan Cem Zorba,
  • BI alanından Oracle ACED ve 2009 yılın Oracle DBA’yi unvanlarının sahibi ve bu ödüllere sahip Turkiye’deki tek, tüm dünyadaki en en geç uzman olan Hüsnü Şensoy,
  • 10 seneyi aşan Oracle veritabanı tecrübesine sahip olan H. Tonguç Yılmaz,
  • Özel bir bankada ORACLE DBA olarak çalışan Gökhan Karagözlü ve Talip Hakan Öztürk

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Etkinliğe kayıt için tıklayınız.

Haziran`dan Bugüne Kısaca…

Vakit kazanmak için paraya, para kazanmak için vakte ihtiyaç olması ne güzel bir kısır döngüdür.

Haziran ayının sonlarında resmi kuruluşunu gerçekleştirdik monofact isimli şirketimizin fakat hiç bahsetmeye fırsatım olmadı planlar ve projeler ile ilgili, ilk fırsatta artık.

Bir de Silverlight ile monoplay adında bir video oynatıcısı hazırlamıştık (geliştiricisi aslında Seçkin Şimşek :) ), 2. sürümü de hazır aslında fakat internet sitemize koyamadık henüz.

Asp.Net MVC ile ilgileniyorum şu sıralar, sanırım ve detaylı bir deneme projesi ardından yeni internet uygulamalarımızda kullanmaya başlayacağız, nedense heyecanlanıyorum :)

Taşındığımız yeni eve ulaşım biraz sıkıntılı olduğundan işten akşamları erken çıkmak zorunda kalıyorum ve bu durum çok fazla canımı sıkıyor, bazen işler yarım kalıyor mecburen ertesi güne erteliyorum fakat bütün akşam sıkıntı oluyor.

Tam da bu sırada Şebnem Ferah – Mayın Tarlası çalıyor radyoda;
“Sonuna kadar aşk ya, yanımdasın sanmışım”

Yıkın Diktiğiniz Heykellerimi

Ey milletim,
Ben, Mustafa Kemal’im…
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
Kurusun damağım, dilim.
Özür dilerim…
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

*

Özgürlük hâlâ,
En yüce değer
Değilse eğer…
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler…
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

*

Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı…
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

*

Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

*

Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hâlâ medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden…
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

*

Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek…
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek…
Diyorsanız ki, okumasın Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız…
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

*

Fazla geldiyse size,
Hürriyet, Cumhuriyet…
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın…
Hâlâ önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın…
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın…
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.

RAHAT BIRAKIN BENİ…”

Süleyman Apaydın

İETT ve İletişim Başarısızlığı

Pazartesi sabahı kalkıp durağa gidiyorsunuz, son sefer olan saat 7:00 otobüsü için beklemeye başlıyorsunuz fakat otobüs gelmiyor. Normal zamanından yarım saat sonra durakta bekleyen kişilerden birisine bir telefon geliyor ve karşıdaki kişi “Son otobüsün saatini 10 dakika geriye almışlar, o yüzden beklemeyin.” diyor.

Bu nedir? Şaka mı? Otobüsün saatinin değiştiği böyle mi öğrenilir? Neyse atlayıp bir minibüse Avcılar`a doğru yola çıkıyoruz, yolda internetten E-60 hattının hareket saatlerine bakıyoruz, 7:00 arabası 6:50`de kalkıyor ve son araç bu değil, 8:30 için bir sefer daha koymuşlar. Ne güzel değil mi? 50 dakika Avcılar yolu, 15 dakika metrobüs durağı mücadelesi, 45-50 dakika da okmeydanı yolu, hafta harika başladı.

Akşam dönüş seferi de en son 18:30`du bunun yerine de bir ek sefer daha koyarak 19:30`a alınmış son sefer. Çok güzel çok, teoride her şey güzel ama pratikte öyle mi? Hayır tabi ki, sabah saatleri değiştiyse akşam da değişmiştir ve yazıldığı gibi 19:30 otobüsü vardır diyerek benim gibi yaklaşık 10-15 kişi durakta E-60 bekliyor fakat o da ne?

– 19:30 seferi yok!

– Neden yok?

– Yok işte!

– Nasıl yok işte? saatler yazıyor burada, sabah 07:00 arabası 06:50`ye alınmış, akşam son sefer de 19:30`a.

– Yanlış orada yazanlar.

– Hepsi mi yanlış? öyleyse 07:00 arabası neden gelmedi?

– Yok, akşam saati yanlış.

– …….

Kimin yanlışı? Neden düzeltilmedi? Hattın saatleri değişiyorsa bunu neden en azındaın bir hafta, 10 gün öncesinden insanlara duyurmuyorsunuz? Otobüsün kapısına, durağa veya yolcular tarafından görülebilecek herhangi bir yere neden bu konuda bir uyarı yazısı asmıyorsunuz? Bu kararı alıp, uygulamaya koyan kişiler otobüslerle insan taşıdıklarının farkında değiller mi acaba değişiklik öncesinde herhangi bir bilgi vermek akıllarına gelmemiş? Yoksa insan yerine mi koymuyorlar bizi?

Dünyanın en kolay, en basit işi iletişimken bunu imkansız hale getirmekte üstümüze yok malesef.

İletişim ve hizmet konusunda gösterdiğiniz özenden ve büyük başarıdan dolayı İETT`yi tebrik, bizlere daha iyi hizmet vermek için yapılan değişiklikleri bize bildirmeden yaptığın ve bu yüzden haftaya sinir harbi içerisinde başlattığın ve gün sonunda eve dönüş yolunda da aynı rezilliği aksatmadan tekrarladığın için teşekkür ederim.