Böyle sözlüye can kurban :)

Rakısever biri olarak geçtiğimiz hafta incelediğim ve çokta keyif aldığım bir projeyi anlatmak istiyorum.
Tekirdağ Rakı, yıllardır Tekirdağın simgesi olan ürünlerinin en fanatiklerini aramak için yola çıkmışlar ve güzel bir site ile bir yarışma halinde bizlere ulaştırmışlar. “Tekirdağ Fanatikleri” adındaki sitede Tekirdağ Rakısı ve rakı kültürü ile ilgili değişik bir sözlüye katılıyorsunuz.

Bu sözlüde size soruları yöneltenler ise değişik genç, orta yaş ve dede yaşlarında farklı dönemlerin rakıcıları! Tabi durum böyle olunca soru soran karaktere göre de soruların zorluğu değişiyor.

Ben şu ana kadar en çok 7 sorudan 6 tanesini cevapladım ama hala Tekirdağ Fanatiği olmaya gücüm yetmedi.
Hepsinin ötesindeyse, bu değişik rakı ve rakı kültürüyle ilgili sorular karşısında bir çok değişik bilgi alma şansı buldum.

Eğer fanatik olarak haftanın Tekirdağ Fanatiği seçilirseniz, birinci olan yarışmacı 3 arkadaşıyla kendilerine özel bir fasıl gecesi kazanıyormuş. 2. ve 3. yarışmacılara da özel ajanda ve rakı kadehleri hediye ediliyor.

Bu kampanyanın diğer bir özelliğini ise yakın bir zamanda arkadaşlarımdan gelen bir resimle daha da sevdim. Kampanya markası bu konuda bilgili olan kişileri internet üzerinden bulmanın yanında hazırladıkları dokunmatik ekranlı (Touchscreen) cihazlarla seçkin mekanlarda dolaşarak siz arkadaşlarınızla otururken gelip bu yarışmaya anında katılabilmenizi sağlıyorlar.

Bu konuda ilk kez böyle bir örnek gördüm ve açıkcası markanın fanatiklerini onlara giderek aramalarını takdir ettim.

Eğer 18 yaşından büyükseniz ve ben de Tekirdağ Fanatiği olabilirim diyorsanız hemen http://www.tekirdagfanatikleri.com adresini ziyaret etmenizi öneriyorum.

Otur sıfır :)

DataTable İle Sıralama İşlemi

Bazen veritabanından aldığımız bir veri kümesini tekrar sıralama gereği duyabiliyoruz. Bu işlem için çok farklı yöntemler uygulamışlığım, değişik taklalar atmışlığım görülmüştür, şahitlerim var :)

Çok sık ihtiyacım olmadığı için fazla üstüne düşmediğim bir konuydu fakat geçen gün tekrar ihtiyacım oldu ve daha önceki seferlerde de önüme gelen karışık, hatalı onlarca yöntemden sonra nihayetinde en pratiğini bulabildim.

Hem bu yöntemi her seferinde arayıp bulmakla uğraşmamak hem de ihtiyaç duyabileceklere de yardımcı olması amacıyla burada paylaşmak istiyorum.

Elimizde veritabanından aldığımız bir tablo (DataTable) olduğunu varsayın, bu tabloyu istediğimiz bir kolona göre tekrardan sıralayalım;

Dim DT As System.Data.DataTable = geriyeDataTableDöndürenFonksiyon()
Dim dv As System.Data.DataView =DT.DefaultView
dv.Sort = “KolonAdı DESC”
DT = dv.ToTable

İşte bu kadar basit. İşlem sonunda DT ismini verdiğim DataTable`ım dv.Sort = “KolonAdı Desc” eşitliğinde belirttiğim koşula göre sıralanmış olarak kullanıma hazır durumda.

Hepinize kolay gelsin.

Eski Bir Klima

Başka Dilde AşkEski bir klimaydı sanırım o tıkırtının kaynağı.

Farklı bir etki yaratıyordu aslında.

“Sanırım bilerek koymuşlar” onu oraya diye düşündüm içimden.

Hani hep sinema ile ilgili televizyon programlarında kullanırlar o sesi, film makinesinde makara dönerken ses çıkar ya böyle… tıkır tıkır, tıkır tıkır diye.

İşte o küçük sinema salonunda, eski koltuklara oturmuş, kişi başı 7TL ödediğimiz “Başka Dilde Aşk” filmini izliyorduk.

O eski klima sürekli aynı sesi çıkartıyordu, tıkır tıkır, tıkır tıkır…

Dostluklar Gerçek Muhabbetle Pekişir

Bir insanı en iyi, ya uzun yolda ya da içki sofrasında tanırsın derler eskiler, bize de o sözün hakkını vermek düşer.
İçki
ile sofra kelimeleri bir araya gelirse akla ilk gelen Rakı Sofrasıdır, rakı sofrası da “gerçek sofra, gerçek muhabbet” demektir. Hem yer hem içer hem de muhabbet edersin.

Bu sebeple Rakı Sofrasında muhabbetler daha uzun ve koyudur, tadına doyulmaz muhabbetler uzadıkça, içilen rakı eşliğinde insanlar birbirleriyle kaynaşırlar, dertlerini paylaşırlar ve bu sayede pekişir dostluklar.

Starbucks`da Engel Yok

Starbucks engelliler için özel yollar, kaldırımlar veya asansörler yapmıyor tabi ama bir zile basmanızla beraber size kahve keyfinizi doya doya yaşamanız için yardım ediyor.

Öncelikle Simto`ya ardından da bu uygulamada emeği olan herkese teşekkür ediyorum…

Simto Alev`in bu güzel uygulamanın nasıl hayata geçtiğini anlattığı yazısını aynen buraya aktarıyorum.

Bundan birkaç ay evvel Özgür Alaz Starbucks‘ın LikeMind‘a sponsor olduğunu ve elde edilen gelirin tamamının yıl sonunda Tohum Otizm Vakfı’na bağışlanacağını duyurmuştu. (Sadece Ekim’de 263 içecek satılmıştı) Starbucks‘un elini böyle bir taşın altına iyi niyetle koyduğunu görünce aklıma gelen ilk şey “engelliler için de bir şey yaparlar mı?” oldu…

Özgür’ün de yardımıyla hemen (aynı tarihlerde) Starbucks ile iletişim kurduk. Onlar da erişim probleminin farkında olduklarını, mimari yapının hali hazırda uyumsuz olmasından da sıkıntı çektiklerini belirttiler. Ve hemen ilk müjdeyi de verdiler. Bir şubelerine engelli müşterilerin erişimi için bir zil takmışlar. Hedeflerinde bu projeyi büyütmek de varmış.

Bu konuda kısa bir iki e-posta trafiği yaşadık. Ben naçizhane görüşlerimi ve deneyimleri, onlar ise yaptıklarını paylaştı. Ve ardından derin bir sessizlik çöktü. Ta ki birkaç gün öncesine kadar.

Starbucks bu konudaki çalışmalarını sürdürmüş. Şu an itibariyle 10 adet mazasına bu zillerden yerleştirmiş. İhtiyaç halinde bu zilleri kullanarak yardımcı olacak birilerini çağırmak mümkün. (bu uygulama yokken dahi ne kadar yardımsever olduklarını bizzat deneyimlemiştim.) İlk hedefleri Ocak ayı sonuna kadar İstanbul’da cadde üzerindeki tüm mağazalara bu zillerden takmak. Projenin bir sonraki aşamasında ise belirli mağazalara erişimi kolaylaştıracak rampaların yerleştirilmesi var..

(Şu an zil takılan mağazalar: Suadiye, Caddebostan, Bahariye, Plajyolu, Çiftehavuzlar, Beyoğlu, Tünel, Galatasaray, Elmadağ ve Bebek.)

Böylece ilk kez zincir mağazalardan biri engelli erişimi konusunda gereken hassasiyeti gösterip çalışmış oldu. Umarım bir gün başkaları da bu yolda küçük de olsa bir adım atacak. Ben de o zamana kadar tek başıma gidebildiğim bir Starbucks mağazasında keyifle mocha’mı içeceğim…

Simto`nun yazısının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Ineta Next İstanbul 2. Gün İzlenimleri

ineta next istanbul

Merhaba, dün olduğu gibi bugünde önce etkinlik programını yazarak başlayalım yazımıza.

13 AralıkMicrosoft Ofisi
11.00-12.30 ASP.NET 4.0 Yenilikleri – Uğur Umutluoğlu (nedirtv.com)
14.30-15.45 Workflow Foundation 4.0 – Burak Selim Şenyurt (csharpnedir.com)
16.00-17.00 C# 4.0 Yenilikleri – Erkan Balaban (ceviz.net)
17.15-18.00 IE 8 Toolbar Geliştirme – Barış Kanlıca (yazgelistir.com)

Etkinliğe ait fotoğraflar burada.

Asp.Net 4.0

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleştirilen ineta etkinliğinde de Asp.Net 4.0 ile ilgili bir oturum yer alıyordu ve o gün anlatılanlar ile neredeyse aynı içeriğe sahipti bugünki oturumda. Yani Nisan ayında ki etkinliğe katılıpta bugün katılamayanlar varsa Asp.Net 4.0 oturumu açısından fazla birşey kaçırmış sayılmazlar.

ClientIdMode

Konumuza dönecek olursak, öncelikle ClientIdMode`dan bahsedelim, mevcut Asp.Net projelerimizde html çıktımıza bizim kontrolümüz dışında müdaheleler oluyordu şöyleki; bir label`a “lblMetin” diye bir ID tanımladığımızda Html çıktısında içinde bulunduğu kontrole bağlı olarak en basit haliyle label`ımızın ID`si şuna benzer bir hal alıyordu; “ctl00_lblMetin“. Bu label`ımız bir repeater`ın içinde olsaydı alacağı ID dahada karışık olacaktı.

Bu durum bir kaç olumsuz sonuca sebep oluyor; birincisi, javascript ile elementlerimize erişmeye çalıştığımızda bizim daha önceden verdiğimiz ID`ler ile erişme şansımızın olmaması. İkincisi ise arama motorları açısından olumsuz sonuçlar doğruması, gereğinden fazla html kod barındırdığı için içerisinde.

ClientIdMode özelliği bu konuda bize bir kaç farklı sçenek sunuyor. Bunlardan “Static” modu seçersek, kontrole verdiğimiz ID html çıktısında da aynı şekilde kullanılacaktır. Yani “lblMetinID`si atadığımız bir label kontrolünün html çıktısında ki ID`si yine “lblMetin” olacaktır.

Bu kullanım esnasında dikkat etmeniz gereken bir durum var, bildiğiniz üzere ID`ler bulunduğu sayfada tek olmalıdır aksi halde çakışırlar ve yazdığımız kod hata verebilir veya sayfamız hiç açılmayabilir. Bu yüzden web sitenizi hazırlarken MasterPage ya da UserControl`ler kullanıyorsanız, bunların içerisinde tanımladığınız ID`ler tanımlayacağınız diğer ID`lerden mutlaka farklı olmalıdır.

ineta next istanbul

Custom Cache Provider

Asp.Net 4.0 ile birlikte gelen bir diğer özellik ise Custom Cache Provider. Kısaca anlatmak gerekirse bu özellik sayesinde web sitenizde istediğiniz bir sayfayı veya veriyi belirli bir süre boyunca, sunucuda ki Disk`de, Ram`de ya da farklı bir sunucuda saklayabiliyorsunuz. Yazacağınız kendi kodlarınızla saklayacağınız verilerin, okunması, yazılması, güncellenmesi gibi işlemleri rahatça kontrol edebiliyorsunuz.

Custom Cache Provider özelliği sayesinde, çok sık değişmeyen, büyük çaplı ve sık sık talep olan verileri her seferinde veritabanından çekerek sunucuya yük bindireceğinize ilk talep edildiğinde kendi belirleyeceğiniz şekilde ve yerde saklayıp, her istek geldiğinde oradan okuyabilirsiniz.

Auto-Start Web Applications

IIS üzerinde barındırdığımız web uygulamalarımız ziyaretçilerden ilk talep geldiği anda derlenip ziyaretçiye gönderilirler. Bundan sonra uygulamamızda bir değişiklik yapmadıkça veya IIS yeniden başlatılmadıkça tekrar derleme yapılmaz ve diğer ziyaretçiler web uygulamamızı ziyaret ettiklerinde ilk ziyaretçiye göre daha çabuk erişirler.

Derlenme süresi, uygulamanın büyüklüğüne, sunucunun özelliklerine ya da  IIS`in o anki durumu gibi bir çok etkenden dolayı uzun sürebilmekte. Bu da ilk ziyaretçinin bazen çok fazla beklemesine ya da beklemeden uygulamamızdan ayrılmasına sebep olabilmekte. Bu durumun önüne geçmek için geliştirilen bu Auto-Start Web Applications özelliği sayesinde IIS yeniden başlatıldığı anda otomatik olarak ilk talebi kendisi uygulamamıza ileterek derlenmesini sağlamakta. Böylece gelen ilk ziyaretçi derleme işlemi için beklemek zorunda kalmayacak.

ineta next istanbul

Response.RedirectPermanent()

Web uygulamalarımızda sayfalar arası yönlendirme yaparken kullandığımız Response.Redirect() komutu sunucuya HTTP 302 (Temporary Redirect) cevabını gönderiyor. Buda arama motorları açısından kötü bir sonuç doğurmaktaymış. Çünki arama motoru gönderildiği sayfada geçici olarak bulunduğunu anlıyormuş.

Bu durumun önüne geçmek için Response.RedirectPermanent() komutu geliyor Asp.Net 4.0 ile birlikte. Response.RedirectPermanent() komutu Response.Redirect() komutunun aksine sunucuya HTTP 301 (Moved Permanently) cevabını gönderiyor yani kalıcı olarak yönlendirildiği bilgisi verilmiş oluyor arama motorlarına.

ViewStateMode

Şuan ViewState özelliği ya sayfanın tamamında veya sadece bir tane kontrol için kapatılabiliyor. Tam tersi bir durum geçerli değil maalesef. Yani sayfanın tamamında ViewState özelliği kapalı olarak ayarlanmış ise siz istediğiniz bir tane kontrol için ViewState özelliğini aktif hale getiremiyorsunuz. Asp.Net 4.0 ile gelen bu ViewStateMode özelliği sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalkıyor.

URL Routing (URL Yönlendirme)

Bir önceki gün gerçekleştirilen etkinlikte Asp.Net MVC oturumunda bahsedilen bu özellik Asp.Net 4.0 ile birlikte Web Form`lar içinde kullanılabilir hale geliyor. Asp.Net MVC`de olduğu gibi burada da önce global.asax dosyası içerisinde URL Routing kurallarını tanımlıyorsunuz.

Asp.Net 4.0 ile gelen diğer bazı özellikler ise, Grafik Chart kontrolü, FormView`in HTML çıktısında tablo oluşturmasını engelleyebilme olarak sayabilirim sanırım.

Workflow Foundation 4.0 oturumuna katılmadığım için o konu hakkında yazamıyorum malesef. Fakat konu ile ilgili bilgi almak isterseniz Burak Selim Şenyurt hocamızın kişisel blogunda veya makalelerini yayınladığı web sitesinde bu konuda ki yazılarını bulabilirsiniz.

C# 4.0 konusunda ise aklımda kalan dinamik değişken tanımlama (Dynamic Type) ve opsiyonel parametre (Optional Parameters) özellikleri oldu.

IE 8 Toolbar Geliştirme oturumunda ise aslında açık kaynaklı bir framework`den bahsedildi; SpicIE. SpicIE sayesinde IE 7 ve IE 8 için kendinize özel toolbar`lar geliştirebiliyorsunuz. Çalışmanızı da tamamen C# veya VB ile yazabiliyorsunuz. SpicIE framework 2.0, 3.0 ve 3.5 desteğine sahip.

Evet yeterince uzun bir yazı oldu sanırım :) daha fazla uzatmayayım artık. Aklıma gelmeyen özellikler varsa siz yorumlarınızda belirtirseniz sevinirim,  sağlıcakla kalın.

Ineta Next İstanbul 1. Gün İzlenimleri

Öncelikle ilk gün programını tekrar hatırlayalım ardından yazımıza geçebiliriz.

10.00-11.00 Silverlight 4 – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
11.00-12.00 ASP.NET MVC 2 – Oğuz Yağmur (csharpnedir.com)
14.00-15.00 IIS Media Services – Muammer Benzeş (birliktegelistir.com)
15.15-16.15 Visual Basic 10 Yenilikleri – Daron Yöndem (yazgelistir.com)

Silverlight 4

Silverlight 4`de en göze batan yeniliklerden birisi tarayıcıdan ve işletim sisteminden bağımsız olarak masa üstü uygulaması olarak çalışması sırasında, sıradan herhangi bir masa üstü uygulaması gibi davranabilmesi. Fakat bunun için uygulamanın “trusted mode” denilen güvenilir modda çalışması gerekiyor. Bu işlem için kurulum öncesinde diğer program yüklemeleri esnasında çıkan güvenlik uyarısına onay vermeniz yeterlidir. Bu sayede uygulamanız işletim sisteminin verdiği izinler dahilinde Belgelerim, Resimlerim gibi ortak dizinlere ulaşabilir ve işlem yapabilirler.

Silverlight 4 ile geliştirdiğiniz uygulamanızda ayrıca tarayıcı dışında kullanırken sürükle bırak (drag & drop) desteğide geliyor. Örneğin bilgisayarınızda yer alan resimleri sürükleyip uygulamanıza taşıyabiliyor, taşıdığınız tüm dosyaların bilgilerine (fileinfo) tek tek erişip üzerilerinde işlem yapabiliyorsunuz.

Gerçek hayattan bir senaryo ile anlatmak gerekirse, ürünlerinin yer aldığı bir web sitesi için müşterinize Silverlight 4 ile hazırladığınız uygulamayı masa üstüne yükletmeniz ve müşterinizin mevcut ürünleri buradan rahatça yönetebilmesini örnek olarak verebiliriz sanırım. Yeni bir ürün ekleyip, bu ürüne ait resimleri uygulamaya sürükleyip bırakması, ardından resimleri boyutlandırmak, firma logosunu resme eklemek (Watermark) gibi her tür işlemi  kullanıcı bilgisayarı üzerinde yapabilmeniz ve en son olarak sadece sunucuya her tür düzenlemesi yapılmış verileri kaydetmesi için gönderebiliyor olmak oldukça hoşunuza gidecektir diye tahmin ediyorum.

Silverlight 4 ile gelen bir diğer yeni özellik ise HTML yorumlama desteği. Şuan sadece javascript ve css kullanarak sayfadaki bir div`in içerisine html içeriği yazdırıp, animasyonun üzerinde görünmesini istediğimiz yere konumlandırarak yapabiliyoruz. Sanırım Flash`ta da bu şekilde yapılabiliyor sadece.

Sanırım Silverlight 4 ile gelen yenilikler ana hatlarıyla bu kadar, aklıma gelmeyenler varsa yorum olarak yazabilirsiniz.

Asp.Net MVC 2

Silverlight 4 oturumu ardından Asp.Net MVC 2 konusu ile sahneye Oğuz Yağmur çıktı.

Bazı yönleriyle benim uzun zamandır ilgimi çeken fakat bir türlü inceleme fırsatı bulamadığım Asp.Net MVC 2`yi dinlemek çok keyifliydi. MVC adını Model, View ve Controller kelimelerinin baş harflerinden alıyor. Bu üç yapıyı özetleyecek olursak; Model, kodlarınız, View; tasarımınız, Controller ise kodlarınız ile tasarımınız arasında ki ilişkiyi yöneten araç olarak tanımlayabiliriz kısaca.

Genel anlamda üzerinde çok fazla sayıda kişinin çalıştığı, uzun süreli, sık sık tasarım veya yazılım tarafında değişikliklere ihtiyaç duyan, özellikle yazılım ve tasarım ekibinin dışında bağımsız olarak test edilmeye uygun, tasarım, yazılım ve test ekiplerinin tamamen birbirinden ayrılabildiği bir yapıda proje geliştirecekseniz Asp.Net MVC 2 doğru tercih olacaktır. Fakat yapı gereği Asp.Net`de ki Webform mantığının tamamen dışında bir yapıya sahip olduğunun kesinlikle altını çizmek isterim.

Basitçe açıklamak gerekirse MVC`de Default.aspx sayfanızın arkasında Default.aspx.vb diye bir dosya mevcut değil. Onun yerine View dizini altına Default.aspx sayfanız yani html barındıran sayfanız var, Default.aspx sayfanızla alakalı kodlarınız ise Model dizini altında yer alıyor. Bu karışık yapıyı çabuk kavramanız açısından Visual Studio`da yeni bir Asp.Net MVC 2 projesi oluşturduğunuzda tüm temel dizinler oluşturulmuş olarak geliyor ve hatta projeyi oluşturur oluşturmaz hemen çalıştırıp Hello World sayfasını görebilirsiniz.

Asp.Net MVC 2 ile birlikte URL Routing desteğide standart olarak sunuluyor. Bununla ilgili ayarları global.asax dosyasından yapabiliyorsunuz. Projeyi ilk oluşturduğunuzda ihtiyacınız olacak tüm temel özellikler gibi URL Routing ile ilgili örnek kodlar da yer alıyor proje içerisinde.

Seminerde Asp.Net MVC 2`nin açık kaynaklı (open source) bir proje olduğu ve Microsoft`un jQuery`için verdiği desteğin en çok MVC odaklı olduğu vurgulandı.

IIS Media Services

Muammer Benzeş`in anlattığı ve önceden Windows Media Services ile sunulan bu hizmet artık tamamen IIS 7 üzerinde yer alıyor. Bu sayede sunucunuza ayrı bir yazılım yüklemek zorunda kalmıyorsunuz ve tüm IIS 7 sunucular bu desteği sağlamış oluyor.

IIS Media Services ile birlikte gelen Smooth Streaming özelliğini en basit haliyle açıklayacak olursam, internet üzerinden video yayınlarının mümkün olduğu kadar akıcı olarak izlenebilmesini ve bunu yaparken de sunucu yükünü hafifletmeyi sağlıyor diyebilirim.

Smooth Streaming dışında bir de Live Smooth Streaming var ve buda canlı yayınlar için kullanılmakta, ayrıca yurt dışında HD kalitesinde canlı yayınlar yapılmaya başlandı bile, yakında bizde de olacaktır :)

Smooth Streaming`de mantık şu şekilde, sunucuda daha önceden aynı videonun farklı kalitelerde hazırlanmış (encoding) olan sürümlerini her iki saniyede bir ziyaretçinin indirme hızını kontrol ederek  bu hıza göre seçtiği uygun kalitedeki videoyu ziyaretyçiye gönderiyor. Böylece ziyaretçi akıcı bir şekilde videoyu izlerken, sunucuda ziyaretçinin indirme hızı doğrultusunda gereksiz yere büyük veri paketleri göndermeyerek veri trafiğini azaltmış oluyor.

Birde sunucu ile ziyaretçi arasına özel bir sunucu daha koyarak daha önceden talep edilen video paketlerini burada yedekleyip, farklı bir ziyaretçiden yeni bir istek geldiğinde ana sunucuyu meşgul etmeden daha önceden talep edilen videoların direkt kullanıcıya gönderilmesi de sağlanabiliyor. Böylece sunucu yükü ve veri trafiği ciddi anlamda düşürülmüş oluyor ve maliyet açısından da ciddi bir kazanç sağlıyor.

Konu ile ilgili örnek uygulamayı incelemek isterseniz şöyle buyrun.

Visual Basic 10 Yenilikleri

Visual Basic 10`da gelen yenilikleri aklımda kaldığı kadarıyla yazacak olursam;

  1. XML to Shema desteği
  2. Sub içerisinde Sub yazabilme desteği
  3. Aynı satırda olması gereken kodu alt tire ( _ ) işareti ile ayırmaya gerek yok artık, kodun nerede bittiğini anlıyor CLR :)
  4. Sub içerisinde #Region benzeri gruplamalar yapabilme desteği
  5. Property tanımlamalarında get, set vb yazılan kodlar kaldırılmış, artık “Public Property Osman as String” yeterli :)

Seminer sonrası aklımda kalanlar bunlar, aslında bir kaç satır yazmaktı düşüncem fakat gördüğünüz üzere bayağı uzun bir yazı oldu. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim :)

Seminer sonunda yapılan t-shirt ve Windows 7 çekilişinde kazandığım t-shirt`ümün resmini yarın ki  Ineta Next 2. gün yazımda paylaşırım artık :) Yarın bir de Windows 7 kazanırsam tadından yenmez artık :) Yarınki seminer programını da tekrar paylaştıktan sonra yazımı bitiriyorum. Hepiniz sağlıcakla kalın, görüşmek üzere.

13 AralıkMicrosoft Ofisi (Kroki)
11.00-12.30 ASP.NET 4.0 Yenilikleri – Uğur Umutluoğlu (nedirtv.com)
14.30-15.45 Workflow Foundation 4.0 – Burak Selim Şenyurt (csharpnedir.com)
16.00-17.00 C# 4.0 Yenilikleri – Erkan Balaban (ceviz.net)
17.15-18.00 IE 8 Toolbar Geliştirme – Barış Kanlıca (yazgelistir.com)

Google Giriş Sayfasında Bir Şeyler Eksik

Google`a ilk girdiğinizde sadece logo, arama kutusu ve arama butonlarının olduğunu göreceksiniz.

Google

Sayfa içerisinde farenizi hareket ettirdiğiniz anda az önce görünmeyen bağlantıların çok yumuşak bir geçişle (fade in efekti ile) görünür hale geldiğini farkedeceksiniz.

Google

Hiç farenizi hareket ettirmeden aranacak kelimeyi yazıp enter tuşuna basarak arama işlemi yaparsanız bu bağlantıları görmeden arama sonucuna ulaşabilirsiniz. Google`ın bu sayede kendi sunucularında oluşan yükü hafifletmiş olacağına inanıyorum. Yoksa sırf artistlik olsun diye yapmış olamaz :)

Google`dan DNS hizmeti ve Youtube Yasağına Çözüm

Google`ın bulaşmadığı bir bu kalmıştı derken ona da el attı sonunda.  Gmail, Google Docs, Gtalk, Picassa ve daha bir çok servisi kullanıcılarına ücretsiz sunan Google artık Google Public DNS adı altında dns hizmeti de sağlıyor.

OpenDNS bu durumdan ciddi ölçüde etkilenecektir sanırım, zira her erişilemeyen ya da hatalı girilen adres sonucunda gösterilen arama sayfası sayesinde aylık 20.000$ gibi bir rakam elde ettiği söyleniyor.

Google`ın bu hizmeti sunmasını kimileri diğer hizmetlerinde olduğu gibi olumlu karşılasada kimileri Google`ın yavaş yavaş tekelciliğe doğru yöneldiğini düşünüyor. Sunduğu dns hizmeti sayesinde internet trafiğini hem kontrol edebileceğini hem de şuan elde ettiği bilgilerden çok daha fazlasını elde edebileceklerini, bu sayede reklam gelirlerini çok daha fazla arttırabileceklerini düşünüryorlar.

Aslında pek de haksız sayılmazlar, sonuçta Google`ın dns sunucularını kullandığınız taktirde internette ziyaret edeceğiniz her siteyi önce Google`a söylemiş oluyorsunuz. Bu sayede Google kendisine üye (Gmail vb hizmetlerinin kullanıcıları) olan veya olmayan tüm kullanıcıların internetteki kullanım alışkanlıklarını çok daha rahat ve doğru bir şekilde elde edecek. Bu ve benzeri bilgilerin sadece daha iyi hizmetler sunmak amaçlı kullanılacağı düşüncesi hoş ama bu verilerin kötü amaçlı kullanılma ihtimalini de düşünmek gerekiyor sanırım.

Zamanında Microsoft`a bilgisayarımızdaki tüm verilere erişebilirler hatta erişiyorlar diyen bir çok insan Google`a kendi elleriyle teslim ediyor bu bilgilerini.

İşin Youtube tarafına bakacak olursak eğer, Türk Telekomun veya kullandığınız servis sağlayıcınızın standart dns sunucuları üzerinden internete çıkan kullanıcılar youtube sitesine girmeye çalıştıklarında sitenin mahkeme kararıyla engellendiğini gösteren bir sayfa görmekteydiler. Bu sorunun çözümü için OpenDNS kullanmaktaydı insanlar. Tabi kesin çözüm değildi bu, zaman zaman erişelemiyordu yine. Google daha önce satın alarak kendi bünyesine kattığı Youtube sitesine kendi dns sunucuları üzerinden sorunsuzca erişmenizi sağlıyor.

Google Public DNS hizmetinin IP adresleri şöyle;

  • 8.8.8.8
  • 8.8.4.4

Ne kadar da akılda kalıcı değil mi :)

OpenDNS hizmetinin IP adresleri ise şöyle;

  • 208.67.222.222
  • 208.67.220.220

Google`ın sunduğu dns hizmeti hakkında daha fazla bilgi almak ve bilgisayarınızdaki dns ayarlarını değiştirmek için Using Google Public DNS sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Konu ile ilgili açılan ve olumlu olumsuz bir çok yorumun yapıldığı friendfeed`deki şu başlıklara mutlaka bir göz atın; #1, #2