Aykut Önen
Gerekirse Yazarım
Gerekirse Yazarım
13 Oca
Starbucks engelliler için özel yollar, kaldırımlar veya asansörler yapmıyor tabi ama bir zile basmanızla beraber size kahve keyfinizi doya doya yaşamanız için yardım ediyor.
Öncelikle Simto`ya ardından da bu uygulamada emeği olan herkese teşekkür ediyorum…
Simto Alev`in bu güzel uygulamanın nasıl hayata geçtiğini anlattığı yazısını aynen buraya aktarıyorum.
Bundan birkaç ay evvel Özgür Alaz Starbucks‘ın LikeMind‘a sponsor olduğunu ve elde edilen gelirin tamamının yıl sonunda Tohum Otizm Vakfı’na bağışlanacağını duyurmuştu. (Sadece Ekim’de 263 içecek satılmıştı) Starbucks‘un elini böyle bir taşın altına iyi niyetle koyduğunu görünce aklıma gelen ilk şey “engelliler için de bir şey yaparlar mı?” oldu…
Özgür’ün de yardımıyla hemen (aynı tarihlerde) Starbucks ile iletişim kurduk. Onlar da erişim probleminin farkında olduklarını, mimari yapının hali hazırda uyumsuz olmasından da sıkıntı çektiklerini belirttiler. Ve hemen ilk müjdeyi de verdiler. Bir şubelerine engelli müşterilerin erişimi için bir zil takmışlar. Hedeflerinde bu projeyi büyütmek de varmış.
Bu konuda kısa bir iki e-posta trafiği yaşadık. Ben naçizhane görüşlerimi ve deneyimleri, onlar ise yaptıklarını paylaştı. Ve ardından derin bir sessizlik çöktü. Ta ki birkaç gün öncesine kadar.
Starbucks bu konudaki çalışmalarını sürdürmüş. Şu an itibariyle 10 adet mazasına bu zillerden yerleştirmiş. İhtiyaç halinde bu zilleri kullanarak yardımcı olacak birilerini çağırmak mümkün. (bu uygulama yokken dahi ne kadar yardımsever olduklarını bizzat deneyimlemiştim.) İlk hedefleri Ocak ayı sonuna kadar İstanbul’da cadde üzerindeki tüm mağazalara bu zillerden takmak. Projenin bir sonraki aşamasında ise belirli mağazalara erişimi kolaylaştıracak rampaların yerleştirilmesi var..
(Şu an zil takılan mağazalar: Suadiye, Caddebostan, Bahariye, Plajyolu, Çiftehavuzlar, Beyoğlu, Tünel, Galatasaray, Elmadağ ve Bebek.)
Böylece ilk kez zincir mağazalardan biri engelli erişimi konusunda gereken hassasiyeti gösterip çalışmış oldu. Umarım bir gün başkaları da bu yolda küçük de olsa bir adım atacak. Ben de o zamana kadar tek başıma gidebildiğim bir Starbucks mağazasında keyifle mocha’mı içeceğim…
13 Ara
Öncelikle ilk gün programını tekrar hatırlayalım ardından yazımıza geçebiliriz.
10.00-11.00 Silverlight 4 – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
11.00-12.00 ASP.NET MVC 2 – Oğuz Yağmur (csharpnedir.com)
14.00-15.00 IIS Media Services – Muammer Benzeş (birliktegelistir.com)
15.15-16.15 Visual Basic 10 Yenilikleri – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
Silverlight 4`de en göze batan yeniliklerden birisi tarayıcıdan ve işletim sisteminden bağımsız olarak masa üstü uygulaması olarak çalışması sırasında, sıradan herhangi bir masa üstü uygulaması gibi davranabilmesi. Fakat bunun için uygulamanın “trusted mode” denilen güvenilir modda çalışması gerekiyor. Bu işlem için kurulum öncesinde diğer program yüklemeleri esnasında çıkan güvenlik uyarısına onay vermeniz yeterlidir. Bu sayede uygulamanız işletim sisteminin verdiği izinler dahilinde Belgelerim, Resimlerim gibi ortak dizinlere ulaşabilir ve işlem yapabilirler.
Silverlight 4 ile geliştirdiğiniz uygulamanızda ayrıca tarayıcı dışında kullanırken sürükle bırak (drag & drop) desteğide geliyor. Örneğin bilgisayarınızda yer alan resimleri sürükleyip uygulamanıza taşıyabiliyor, taşıdığınız tüm dosyaların bilgilerine (fileinfo) tek tek erişip üzerilerinde işlem yapabiliyorsunuz.
Gerçek hayattan bir senaryo ile anlatmak gerekirse, ürünlerinin yer aldığı bir web sitesi için müşterinize Silverlight 4 ile hazırladığınız uygulamayı masa üstüne yükletmeniz ve müşterinizin mevcut ürünleri buradan rahatça yönetebilmesini örnek olarak verebiliriz sanırım. Yeni bir ürün ekleyip, bu ürüne ait resimleri uygulamaya sürükleyip bırakması, ardından resimleri boyutlandırmak, firma logosunu resme eklemek (Watermark) gibi her tür işlemi kullanıcı bilgisayarı üzerinde yapabilmeniz ve en son olarak sadece sunucuya her tür düzenlemesi yapılmış verileri kaydetmesi için gönderebiliyor olmak oldukça hoşunuza gidecektir diye tahmin ediyorum.
Silverlight 4 ile gelen bir diğer yeni özellik ise HTML yorumlama desteği. Şuan sadece javascript ve css kullanarak sayfadaki bir div`in içerisine html içeriği yazdırıp, animasyonun üzerinde görünmesini istediğimiz yere konumlandırarak yapabiliyoruz. Sanırım Flash`ta da bu şekilde yapılabiliyor sadece.
Sanırım Silverlight 4 ile gelen yenilikler ana hatlarıyla bu kadar, aklıma gelmeyenler varsa yorum olarak yazabilirsiniz.
Silverlight 4 oturumu ardından Asp.Net MVC 2 konusu ile sahneye Oğuz Yağmur çıktı.
Bazı yönleriyle benim uzun zamandır ilgimi çeken fakat bir türlü inceleme fırsatı bulamadığım Asp.Net MVC 2`yi dinlemek çok keyifliydi. MVC adını Model, View ve Controller kelimelerinin baş harflerinden alıyor. Bu üç yapıyı özetleyecek olursak; Model, kodlarınız, View; tasarımınız, Controller ise kodlarınız ile tasarımınız arasında ki ilişkiyi yöneten araç olarak tanımlayabiliriz kısaca.
Genel anlamda üzerinde çok fazla sayıda kişinin çalıştığı, uzun süreli, sık sık tasarım veya yazılım tarafında değişikliklere ihtiyaç duyan, özellikle yazılım ve tasarım ekibinin dışında bağımsız olarak test edilmeye uygun, tasarım, yazılım ve test ekiplerinin tamamen birbirinden ayrılabildiği bir yapıda proje geliştirecekseniz Asp.Net MVC 2 doğru tercih olacaktır. Fakat yapı gereği Asp.Net`de ki Webform mantığının tamamen dışında bir yapıya sahip olduğunun kesinlikle altını çizmek isterim.
Basitçe açıklamak gerekirse MVC`de Default.aspx sayfanızın arkasında Default.aspx.vb diye bir dosya mevcut değil. Onun yerine View dizini altına Default.aspx sayfanız yani html barındıran sayfanız var, Default.aspx sayfanızla alakalı kodlarınız ise Model dizini altında yer alıyor. Bu karışık yapıyı çabuk kavramanız açısından Visual Studio`da yeni bir Asp.Net MVC 2 projesi oluşturduğunuzda tüm temel dizinler oluşturulmuş olarak geliyor ve hatta projeyi oluşturur oluşturmaz hemen çalıştırıp Hello World sayfasını görebilirsiniz.
Asp.Net MVC 2 ile birlikte URL Routing desteğide standart olarak sunuluyor. Bununla ilgili ayarları global.asax dosyasından yapabiliyorsunuz. Projeyi ilk oluşturduğunuzda ihtiyacınız olacak tüm temel özellikler gibi URL Routing ile ilgili örnek kodlar da yer alıyor proje içerisinde.
Seminerde Asp.Net MVC 2`nin açık kaynaklı (open source) bir proje olduğu ve Microsoft`un jQuery`için verdiği desteğin en çok MVC odaklı olduğu vurgulandı.
Muammer Benzeş`in anlattığı ve önceden Windows Media Services ile sunulan bu hizmet artık tamamen IIS 7 üzerinde yer alıyor. Bu sayede sunucunuza ayrı bir yazılım yüklemek zorunda kalmıyorsunuz ve tüm IIS 7 sunucular bu desteği sağlamış oluyor.
IIS Media Services ile birlikte gelen Smooth Streaming özelliğini en basit haliyle açıklayacak olursam, internet üzerinden video yayınlarının mümkün olduğu kadar akıcı olarak izlenebilmesini ve bunu yaparken de sunucu yükünü hafifletmeyi sağlıyor diyebilirim.
Smooth Streaming dışında bir de Live Smooth Streaming var ve buda canlı yayınlar için kullanılmakta, ayrıca yurt dışında HD kalitesinde canlı yayınlar yapılmaya başlandı bile, yakında bizde de olacaktır :)
Smooth Streaming`de mantık şu şekilde, sunucuda daha önceden aynı videonun farklı kalitelerde hazırlanmış (encoding) olan sürümlerini her iki saniyede bir ziyaretçinin indirme hızını kontrol ederek bu hıza göre seçtiği uygun kalitedeki videoyu ziyaretyçiye gönderiyor. Böylece ziyaretçi akıcı bir şekilde videoyu izlerken, sunucuda ziyaretçinin indirme hızı doğrultusunda gereksiz yere büyük veri paketleri göndermeyerek veri trafiğini azaltmış oluyor.
Birde sunucu ile ziyaretçi arasına özel bir sunucu daha koyarak daha önceden talep edilen video paketlerini burada yedekleyip, farklı bir ziyaretçiden yeni bir istek geldiğinde ana sunucuyu meşgul etmeden daha önceden talep edilen videoların direkt kullanıcıya gönderilmesi de sağlanabiliyor. Böylece sunucu yükü ve veri trafiği ciddi anlamda düşürülmüş oluyor ve maliyet açısından da ciddi bir kazanç sağlıyor.
Konu ile ilgili örnek uygulamayı incelemek isterseniz şöyle buyrun.
Visual Basic 10`da gelen yenilikleri aklımda kaldığı kadarıyla yazacak olursam;
Seminer sonrası aklımda kalanlar bunlar, aslında bir kaç satır yazmaktı düşüncem fakat gördüğünüz üzere bayağı uzun bir yazı oldu. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim :)
Seminer sonunda yapılan t-shirt ve Windows 7 çekilişinde kazandığım t-shirt`ümün resmini yarın ki Ineta Next 2. gün yazımda paylaşırım artık :) Yarın bir de Windows 7 kazanırsam tadından yenmez artık :) Yarınki seminer programını da tekrar paylaştıktan sonra yazımı bitiriyorum. Hepiniz sağlıcakla kalın, görüşmek üzere.
13 Aralık – Microsoft Ofisi (Kroki)
11.00-12.30 ASP.NET 4.0 Yenilikleri – Uğur Umutluoğlu (nedirtv.com)
14.30-15.45 Workflow Foundation 4.0 – Burak Selim Şenyurt (csharpnedir.com)
16.00-17.00 C# 4.0 Yenilikleri – Erkan Balaban (ceviz.net)
17.15-18.00 IE 8 Toolbar Geliştirme – Barış Kanlıca (yazgelistir.com)
4 Ara
Google`a ilk girdiğinizde sadece logo, arama kutusu ve arama butonlarının olduğunu göreceksiniz.

Sayfa içerisinde farenizi hareket ettirdiğiniz anda az önce görünmeyen bağlantıların çok yumuşak bir geçişle (fade in efekti ile) görünür hale geldiğini farkedeceksiniz.

Hiç farenizi hareket ettirmeden aranacak kelimeyi yazıp enter tuşuna basarak arama işlemi yaparsanız bu bağlantıları görmeden arama sonucuna ulaşabilirsiniz. Google`ın bu sayede kendi sunucularında oluşan yükü hafifletmiş olacağına inanıyorum. Yoksa sırf artistlik olsun diye yapmış olamaz :)
4 Ara
Google`ın bulaşmadığı bir bu kalmıştı derken ona da el attı sonunda. Gmail, Google Docs, Gtalk, Picassa ve daha bir çok servisi kullanıcılarına ücretsiz sunan Google artık Google Public DNS adı altında dns hizmeti de sağlıyor.
OpenDNS bu durumdan ciddi ölçüde etkilenecektir sanırım, zira her erişilemeyen ya da hatalı girilen adres sonucunda gösterilen arama sayfası sayesinde aylık 20.000$ gibi bir rakam elde ettiği söyleniyor.
Google`ın bu hizmeti sunmasını kimileri diğer hizmetlerinde olduğu gibi olumlu karşılasada kimileri Google`ın yavaş yavaş tekelciliğe doğru yöneldiğini düşünüyor. Sunduğu dns hizmeti sayesinde internet trafiğini hem kontrol edebileceğini hem de şuan elde ettiği bilgilerden çok daha fazlasını elde edebileceklerini, bu sayede reklam gelirlerini çok daha fazla arttırabileceklerini düşünüryorlar.
Aslında pek de haksız sayılmazlar, sonuçta Google`ın dns sunucularını kullandığınız taktirde internette ziyaret edeceğiniz her siteyi önce Google`a söylemiş oluyorsunuz. Bu sayede Google kendisine üye (Gmail vb hizmetlerinin kullanıcıları) olan veya olmayan tüm kullanıcıların internetteki kullanım alışkanlıklarını çok daha rahat ve doğru bir şekilde elde edecek. Bu ve benzeri bilgilerin sadece daha iyi hizmetler sunmak amaçlı kullanılacağı düşüncesi hoş ama bu verilerin kötü amaçlı kullanılma ihtimalini de düşünmek gerekiyor sanırım.
Zamanında Microsoft`a bilgisayarımızdaki tüm verilere erişebilirler hatta erişiyorlar diyen bir çok insan Google`a kendi elleriyle teslim ediyor bu bilgilerini.
İşin Youtube tarafına bakacak olursak eğer, Türk Telekomun veya kullandığınız servis sağlayıcınızın standart dns sunucuları üzerinden internete çıkan kullanıcılar youtube sitesine girmeye çalıştıklarında sitenin mahkeme kararıyla engellendiğini gösteren bir sayfa görmekteydiler. Bu sorunun çözümü için OpenDNS kullanmaktaydı insanlar. Tabi kesin çözüm değildi bu, zaman zaman erişelemiyordu yine. Google daha önce satın alarak kendi bünyesine kattığı Youtube sitesine kendi dns sunucuları üzerinden sorunsuzca erişmenizi sağlıyor.
Google Public DNS hizmetinin IP adresleri şöyle;
Ne kadar da akılda kalıcı değil mi :)
OpenDNS hizmetinin IP adresleri ise şöyle;
Google`ın sunduğu dns hizmeti hakkında daha fazla bilgi almak ve bilgisayarınızdaki dns ayarlarını değiştirmek için Using Google Public DNS sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Konu ile ilgili açılan ve olumlu olumsuz bir çok yorumun yapıldığı friendfeed`deki şu başlıklara mutlaka bir göz atın; #1, #2
1 Ara
Ineta`nın “Bir katılımcıya yeni bir beyin verilecektir” sloganı ile duyurduğu ve tarih sırasıyla Diyarbakır (5-6 Aralık), İstanbul (12-13 Aralık), Kayseri (19-20 Aralık) ve Denizli (26-27 Aralık) olmak üzere 4 farklı ilde gerçekleştireceği oturumların yerleri ve oturum detayları www.inetatr.org adresinde açıklandı. Detayları olduğu gibi sizlere aktarıyorum.
Diyarbakır – Dicle Üniversitesi, Tıp Fakültesi Konferans Salonu
5 Aralık
11.00-12.30 Visual Basic 10 Yenilikleri – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
14.00-15.30 Windows 7′de neler var? – Muammer Benzeş (birliktegelistir.com)
16.00-17.00 Silverlight 4 – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
6 Aralık
11.00-12.30 C# 4.0 Yenilikleri – Erkan Balaban (ceviz.net)
14.00-15.30 WPF 4 ile 3D Animasyon Programlama – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
16.00-17.30 ASP.NET 4.0 – Erkan Balaban (ceviz.net)
İstanbul – Microsoft Ofisi (Kroki)
12 Aralık
10.00-11.00 Silverlight 4 – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
11.00-12.00 ASP.NET MVC 2 – Oğuz Yağmur (csharpnedir.com)
14.00-15.00 IIS Media Services – Muammer Benzeş (birliktegelistir.com)
15.15-16.15 Visual Basic 10 Yenilikleri – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
13 Aralık
11.00-12.30 ASP.NET 4.0 Yenilikleri – Uğur Umutluoğlu (nedirtv.com)
14.30-15.45 Workflow Foundation 4.0 – Burak Selim Şenyurt (csharpnedir.com)
16.00-17.00 C# 4.0 Yenilikleri – Erkan Balaban (ceviz.net)
17.15-18.00 IE 8 Toolbar Geliştirme – Barış Kanlıca (yazgelistir.com)
Kayseri – Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu
19 Aralık
11.00-12.30 C# 4.0 Yenilikleri -Burak Selim Şenyurt (csharpnedir.com)
14.00-15.30 Silverlight 4 – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
15.45-16.45 ASP.NET 4.0 – Selçuk Yavuz (ceviz.net)
20 Aralık
11.00-12.30 ASP.NET MVC 2 – Selçuk Yavuz (ceviz.net)
14.00-15.30 Visual Basic 10 Yenilikleri – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
15.45-16.45 Workflow Foundation 4.0 – Burak Selim Şenyurt (csharpnedir.com)
Denizli – Pamukkale Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi Ana Salon
26 Aralık
11.00-12.30 Silverlight 4.0 – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
14.00-15.30 C# 4.0 Yenilikleri – Oğuz Yağmur (csharpnedir.com)
15.45-16.45 Asp.NET 4.0 Yenilikleri – Uğur Umutluoğlu (nedirtv.com)
27 Aralık
11.00-.12.30 Visual Basic 10 Yenilikleri – Daron Yöndem (yazgelistir.com)
14.00-15.30 Asp.NET MVC 2 – Oğuz Yağmur (csharpnedir.com)
15.45-16.45 ASP.NET AJAX 4.0 – Uğur Umutluoğlu (nedirtv.com)
Ineta`nın ücretsiz olarak gereçekleştirdiği bu etkinliklere katılmak için hala vaktiniz var, kayıt işlemini www.inetatr.org adresinden katılacağınız ildeki etkinliğin altında bulunan formu kullanarak gerçekleştirebilirsiniz. İstanbul etkinliğinde görüşmek üzere :)
30 Kas
Google`ın bizlere sunduğu hizmetlerden birisi olan Google Translate artık İngilizce`ye yapılan çevirileri seslendirmeye de başladı. Daha siz çevirilecek olan metni yazmaya başladığınız sırada Google Translate`in eş zamanlı olarak çeviri yapmaya başladığını da belirtmem gerekiyor.
Google Translate ile İngilizce`ye yapılan çeviriyi dinleyerek okunuşunu öğrenmenin dışında, çeviri yapılacak kaynağı da İngilizce seçip ingilizce bir metni yazarak İngilizce okunuşunu da dinleyebilirsiniz.
29 Eki
“Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!”
Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun.
4 Eki
Windows 7 kullanmaya başladığımda çalışmadığı için beni en çok üzen programların başında gelen IETester artık windows 7 ile uyumlu hale getirilmiş. Bu programı sevmekte ki haklı nedenlerime yeni bir tane daha eklenmiş oldu böylece.
IETester programına kısaca değinmek gerekirse, web tasarımcılarının genelde ihtiyaç duyduğu tarayıcı uyumluluğu testlerini gerçekleştirmeye yarayan araçlardandır. IE 5.5 versiyonundan IE 8`e kadar tüm internet explorer tarayıcılarında hazırladığınız web sitelerini test edebilmenizi sağlıyor.
IETester programı hakkında bilgi almak için http://www.my-debugbar.com/wiki/IETester/HomePage adresini ziyaret edebilir, isterseniz http://www.my-debugbar.com/ietester/install-ietester-v0.4.1.exe adresinden bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
4 Eki
Gönderilen davetleri ile beni bunaltan, insanların bir şekilde bağımlısı olduğu Facebook`daki Farmville oyununa geçtiğimiz günlerde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından erişim engellenmişti.
Sebebi ise Farmville oyununu hazırlayan firmanın web sitesi olan zynga.com adresinde aynı zamanda kumar oyunları da oynatmasından kaynaklanıyordu.
Bu oyunlar yüzünden siteye erişim engellenince Farmville oyuncularıda oyunlarına erişemez oldular.
TİB başkanı Fethi Şimşek`in yaptığı açıklamaya göre uygulanan engelleme sonrasında gelen çok sayıda telefon ardından oyunun web sitesine olan erişim açılarak facebook kullanıcılarının oyunlarına kavuşması sağlandı.
Son Yorumlar